Annelerin Kendine Zaman Ayırabilme Hakkı

Uzun yıllardır özel eğitim alanında çalışmalarını yürüten Algı ABA Terapi ve Çocuk Gelişim Merkezi Direktörü Selim Parlak, annelerin daha kaliteli zaman geçirebilmesi için üzerinde çalıştıkları yeni programlarını anlattı.

Bir ailede engellilikle ve otizmle ilgili bir mesele gündeme geldiği andan itibaren kopukluklar başlıyor. Psikiyatrik açıklamalardan sonra anne-babalar şok etkisi, kabullenmeme, inkar etme, etraftaki kişileri suçlu bulma, bunun acısını bir yerlerden çıkarma, öfke ve agresiflik gibi duygulara kapılabiliyorlar. Eğitim verdiğimiz çocuklarımız içinde, başarıya ulaştığımız vakalara baktığımızda gördüğümüz net bir şey var. Anne-babalar birbirini suçlamayı bırakıp, beraber hareket ettiğinde, toplantılara beraber geldiğinde, o vakalar daha iyi gelişiyor. Anne çocuğunu bize getirdiğinde, baba omuzlarında maddi yükle devam ederken bunun yanına manevi sorumluluğunu da ekleyip çocuğuyla ilgilenebilirse daha iyi sonuçlar alıyoruz. Bize gelen çocukların özel durumları var. Normal gelişim gösteren çocuklar değiller. O yüzden babaların da hayatın tüm sorumluluklarının yanı sıra çocuklarına daha fazla ilgi göstermesi gerekiyor. Mesela velilerimize okuması için kitaplar veriyoruz ama bunları çoğu zaman sadece anneler okuyor. Babaların da okuması gerekiyor. Okumanın da ötesinde, babaların psikolojik açıdan annelere destek olması gerekiyor.

Babalar sadece özel eğitim kurumunun ücretini ödeyerek, otizmli çocuğu için üzerine düşen tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünmemeli. Öyle olunca, süreç hakkında hiçbir fikirleri olmuyor ve evde anneye “ben pek bir gelişme göremiyorum,” diyerek hem moral bozuyorlar hem de yıpratıcı oluyorlar. Evde ailesiyle iletişim kuramayan, KAT toplantısı dediğimiz koordinatör aile toplantılarımıza katılmayan ve gönderdiğimiz bilgi makalelerine geri dönüş yapmayan babalar her şeyden şikayet etme eğiliminde oluyorlar. Bunlar hem çalışmalarımız daki verimi düşürüyor hem de bir taraftan beni üzüyor. Babaların biraz daha fazla işin içine katılması gerekiyor. Biz de bir taraftan onların daha aktif katılımını sağlayacak uygulamaları hayata geçiriyoruz. Belirli dönemlerde toplantılara çağırıyoruz. Fakat 30 öğrencinin kaç tanesinin babaları toplantıya geliyor dersiniz? En fazla 10’unun annesi ve babası toplantıya beraber geliyor. Bu durumda da annelerin omuzlarına çok fazla yük biniyor. Oysa bir kaç saat de olsa annelerin kendine zaman ayırabilmesi bir haktır. Çok temel bir hak hem de. Bunu unutmamalıyız. O yüzden, annelerin omuzlarındaki yükü biraz olsun hafifletebilmek için çalışmalarımıza yön verdik. Oyun temelli sosyal gelişimi hedefleyen yeni programımız ile sadece çocuklarımızın sosyal becerilerini arttırmayı değil anneleri de rahatlatmayı hedefliyoruz. Örneğin anneler sabah dokuzda çocuğunu bize bırakarak, on ikide gelip alabilecek. O arada parkta bir yürüyüş yapabilecek, bir arkadaşı ile buluşup kahve içebilecekler. Özetle biraz olsun zihninlerini boşaltabilecekler. Böylece hem annenin, hem de çocuğun bireysel olarak geçirebileceği bir zaman dilimi olacak. Oyun grubumuzun , otizm ve diğer gelişim geriliği gruplarındaki eğitimle ilgili boşluğu tamamlayacak noktalardan biri olmasını hedefliyoruz. ABA terapi sisteminin içerisinde yıllardır düşündüğümüz ve tasarladığımız, oyun temelli sosyal gelişim programı olacak. Oyunla hem akran eğitimi etkileşimine etki edeceğiz, hem de çocuğun sosyallik eksikliğini giderme konusunda çalışacağız. Oyun grubumuzda okuma köşesi, oyun köşesi, dinleme köşesi gibi bölümler olacak. Burada çocukların da sosyalleşmelerini sağlayarak oyunla okula hazırlık kısımlarını tamamlamış olacağız. Daha da önemlisi, annelerin birkaç saat de olsa kendilerine zaman ayırabilmeleri ve eve döndüklerinde çocukları ile kaliteli zaman geçirmeye daha hazır olmalarına imkan tanıyacağız.

Selim Parlak Çalışmalarından Başlıklar…

Selim Parlak olarak on beş yıldır özel eğitim alanındayım ve Algı olarak yıllardır varız. İlk önce Algı Özel Eğitim olarak yürüttüğümüz çalışmaları daha sonra Algı Grup ismiyle çeşitlendirdik. Bünyemizde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir özel eğitim merkezi, bir de erken destek eğitim birimimiz var. Aslında erken destek birimimizi artık çocuk gelişim merkezi olarak da anabiliriz çünkü yakın zamanda yapacağımız isim değişikliği ile Algı ABA Terapi ve Çocuk Gelişim Merkezi olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bunların yanı sıra Türkiye’nin ilk Uluslararası ABA Konferansı’nı düzenlemenin gururunu yaşadık. Başka konferansımızla da uluslararası konferansımızın devamını yapmak istiyoruz. Bu çalışmaların haricinde katkı sağladığım bir de Algı Akademi var.

Algı Akademi özel eğitim personelinin eğitim-öğretim ihtiyacını gidermek üzere yapılandırılmış bir çalışmamızdır. 2007’den bu yana, hem kendi uzmanlarımızın hem de dışarıdan gelen ve özel eğitim alanında çalışan diğer profesyonellerin mesleki gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla, ihtiyaç duydukları konu başlıklarında seminerler düzenliyoruz. Bu yıl Türkiye’nin başka illerinde de bir oluşum yapma ihtiyacı ile kurumsal danışmanlık hizmetimizi devreye soktuk ve özel eğitim alanında çalışmalarımızı genişlettik. Bilgimizi ve deneyimimizi paylaşarak, bu paylaşımın devamlılığını sağlayarak ülkemizin çocuklarına faydalı olmak gayesi ile yola çıktık. Yaklaşık bir yıldır beraber ilerlediğimiz Tekirdağ Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi içerisinde bir erken destek eğitim birimi kurduk. İşbirliğimiz başarılı bir şekilde devam ediyor.

Kaynak: ÖÇED E-Dergi (Ekim-Kasım-Aralık 2019)